Çorba Tüketerek Daha Fit Kalabilirsiniz

Kışın içimizi ısıtan, kimimiz için bir ana yemekken kimimiz için başlangıç yemeği sayılan çorbalar yemek kültürümüzün baş tacıdır. Öyle ki hasta olduğumuzda hepimiz anne çorbası ararız. Çorbalar içerisine sağlığımız ve fit kalmamız için pek çok besini koyabildiğimiz bu nedenle de diyet listelerinde sıklıkla yer verdiğimiz besinlerdir.

Fit çorbalar hazırlamanın temelinde lif içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil ile tahıllar kullanmak, aroma verici baharatlar hem lezzeti artırmak hem de baharatların gücünden yararlanmak vardır. Mutfak kültürümüzdeki tahıl, kuru baklagil ve sebze çorbaları bol miktarda B vitamini, potasyum, magnezyum ile yüksek oranda lif de içermektedir. Bu da bağırsak sağlığımızı korumada önemlidir. Ayrıca çorba %45-75 su içeriği ile günlük sıvı gereksinimimizi karşılamaya da destek olmaktadır.

Çorbalarınızı hazırlarken mutlaka sebzelerin gücünden yararlanın. Soğan, sarımsakla bağışıklığınızı güçlendirici etkiyi artırın, domates, kırmızı biber antioksidan içeriğini yükseltin. Pirinç yerine bulgur kullanın.Bu sayede ekstra un eklemenize de gerek kalmayacaktır. Kremalı çorbaları mümkün olduğunca uzak durun, eğer kendiniz yapacaksanız az yağlı süt kullanın.Çorbalarınıza mutlaka kırmızı biber, karabiber, zerdeçal, zencefil, kimyon gibi baharatları ekleyin. Bu şekilde yağ yakımına destekçi metabolizma hızlandıran baharatların da gücünü çorbanıza eklemiş olursunuz.

Bu şekilde hazırladığınız fit çorba bir kase içtiğinizde tokluğunuzu artırarak doygunluk hissi verecektir.Yapılan pek çok çalışmada çorba tüketilen öğünlerde tüketilmeyenlere göre 300-400 kalori daha az alındığı gösterilmiştir. Çorba tükettiğinizde midenizde salgılanan hormon beyne giderek tokluk bölgesini uyarır ve ana yemeğe geçmeden doyma hissiniz gelir.

‘Aura ile hayatı sağlıklı yaşayın’

 

 

Dyt. Zeynep SARI

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir